Riskli Yapı Raporuna İtiraz: 15 Gün, Teknik Heyet ve Dava


Bir sabah apartmanın girişinde bir kâğıt görüyorsunuz: binanız riskli yapı olarak tespit edilmiş. Belki komşulardan biri başvurmuş, belki belediye. Çoğu kişinin ilk sorusu aynı oluyor: "Bu rapora bir şey yapabilir miyim?" Yapabilirsiniz, ama süreler kısa ve kaçırıldığında geri dönüşü zor.

Bu yazıda raporun nasıl çıktığını, itirazın nasıl yapıldığını ve itiraz reddedilirse ne olduğunu anlatıyorum.

Rapor nasıl çıkıyor?

Riskli yapı tespitini, Bakanlığın lisans verdiği kuruluşlar ya da yetkili idareler yapıyor. Başvuruyu binadaki maliklerden biri tek başına yapabiliyor. Diğer maliklerin onayı aranmıyor, masrafı da başvuran karşılıyor (6306 sayılı Kanun m.3/1).

Kuruluş binadan beton numunesi alıyor, donatıyı inceliyor ve bir rapor hazırlıyor. Rapor idare tarafından uygun bulunursa onaylanıyor ve en geç 10 iş günü içinde tapuya işleniyor (m.3/2). O andan sonra tapu kaydınızda "riskli yapı" şerhi görünüyor.

Size nasıl bildiriliyor?

Uygulamada bildirim birkaç yoldan aynı anda yapılıyor: e-Devlet üzerinden bildirim, binanın girişine asılan tutanak ve muhtarlıkta yapılan ilan. Burada çok kişinin düştüğü bir hata var: kapıdaki kâğıdı ya da muhtarlıktaki ilanı görmemiş olmanız, süreyi durdurmuyor. Bina hakkında bir şeyler konuşulmaya başladıysa e-Devlet'i ve muhtarlığı düzenli kontrol etmekte fayda var.

İtiraz süresi: 15 gün

Kanun, malikler ve kanuni temsilcileri için 15 günlük bir itiraz süresi öngörüyor (m.3/1). Süre bildirimle başlıyor. İtiraz, binanın bulunduğu ildeki Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü'ne ya da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne dilekçeyle yapılıyor. Yetki devri olan yerlerde belediyeye de başvurulabiliyor.

15 gün, bir raporu teknik olarak değerlendirmek için kısa bir süre. Bu yüzden itiraz dilekçesini hazırlarken genel ifadelerle yetinmemek gerekiyor. "Binamız sağlamdır" demek yeterli olmuyor. Dilekçede raporun neresinin hatalı olduğu gösterilmeli. Örneğin:

  • Numunelerin sayısı ya da alındıkları yerler binayı temsil etmiyor mu?
  • Raporda kullanılan kat sayısı, kolon ölçüleri veya proje bilgileri binayla uyuşuyor mu?
  • Raporu hazırlayan kuruluşun ve mühendisin yetkisi var mı?
  • Binada daha önce yapılmış bir güçlendirme raporda dikkate alınmış mı?

Bu sorulara cevap verebilmek için çoğu zaman bir inşaat mühendisinden görüş almak gerekiyor. Teknik itirazın hukuki itirazla birlikte sunulması, teknik heyetin dosyaya ciddi bakmasını sağlıyor.

Teknik heyet ne yapıyor?

İtirazları, ilgili alandaki dört öğretim üyesi ile Bakanlıktan üç kişiden oluşan teknik heyetler inceliyor (m.3/1). Heyet raporu yeniden değerlendiriyor ve kararını veriyor. Heyetin kararı idari süreç bakımından son karar oluyor. Aynı rapora başka bir malikin sonradan yaptığı itiraz genellikle yeniden incelenmiyor. Bu yüzden itirazın baştan güçlü hazırlanması önemli.

İtiraz reddedilirse: 30 günlük dava süresi

6306 sayılı Kanun kapsamında yapılan işlemlere karşı, tebliğden itibaren 30 gün içinde idare mahkemesinde dava açılabiliyor (m.6/9). İdari yargıdaki genel 60 günlük süre burada uygulanmıyor. Bu süre geçtiğinde dava hakkı kayboluyor.

Bu maddenin önemli bir geçmişi var. Kanunun ilk halinde fıkranın ikinci cümlesi şöyleydi: "Bu davalarda yürütmenin durdurulmasına karar verilemez." Yani bina yıkılmadan önce mahkemeden işlemi durdurmasını istemek mümkün değildi. Dava sürerken bina yıkılıyor, malik davayı kazansa bile elinde yıkılmış bir bina kalıyordu.

Anayasa Mahkemesi bu cümleyi iptal etti (AYM, E.2012/87, K.2014/41, 27.02.2014). İptal 26 Temmuz 2014'te yürürlüğe girdi. Mahkeme aynı meseleye daha önce 3091 sayılı Kanun'daki benzer bir yasak için de bakmıştı. O kararda, kanun koyucunun yürütmenin durdurulmasını somut ve haklı sebeplerle sınırlayabileceğini, ama tamamen kaldıramayacağını söylemişti. Tamamen kaldırmak, mahkemeye başvurma hakkının özüne dokunur (AYM, E.2008/77, K.2010/77, 03.06.2010). Yıkım kararı geri alınamayacak bir sonuç doğurduğu için bu düşüncenin en açık karşılık bulduğu yerlerden biri.

Bugün dava açarken yıkım ve tahliye gibi işlemlerin durdurulmasını isteyebiliyorsunuz. Mahkeme bunun için iki şartı birlikte arıyor: işlemin açıkça hukuka aykırı görünmesi ve uygulanırsa telafisi güç ya da imkânsız bir zarar doğacak olması (2577 sayılı İYUK m.27). Bu yüzden talep, raporun neden hatalı olduğunu gösteren somut tespitlerle desteklenmeli.

Bilmeniz gereken bir nokta daha var: itiraz etmeden doğrudan dava açmak da mümkün. Ancak itiraz aşamasında sunulan teknik deliller, davada da dosyanın temelini oluşturuyor.

Mahkeme ne yapıyor?

İdare mahkemesi raporun hukuka ve teknik kurallara uygun olup olmadığını genellikle bilirkişi incelemesiyle değerlendiriyor. Bilirkişi heyeti binayı yeniden inceleyebiliyor, numune alınmasını isteyebiliyor. Mahkeme raporu hatalı bulursa riskli yapı tespitini iptal ediyor ve tapudaki şerhin kaldırılması yolu açılıyor.

Rapor kesinleşirse ne oluyor?

İtiraz edilmezse ya da itiraz ve dava reddedilirse rapor kesinleşiyor. Maliklere binayı yıkmaları için en az 60 günlük bir süre veriliyor (m.5/3). Bu süre içinde yıkılmayan binalar idare tarafından tahliye ediliyor ve yıktırılıyor. Elektrik, su ve doğalgaz hizmetleri de bu aşamada kesilebiliyor.

Kısaca

  • Rapor tek bir malikin başvurusuyla çıkabilir.
  • İtiraz süresi bildirimden itibaren 15 gündür.
  • İtiraz somut ve teknik gerekçelere dayanmalıdır.
  • Teknik heyet kararına karşı dava süresi 30 gündür.
  • Dava açarken yürütmenin durdurulması istenebilir.

Bu yazı genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır. Her binanın raporu ve durumu farklıdır, mevzuat da sık değişmektedir.